"Kuran-ı Kerim' in sırrı Fatiha' da, Fatiha'nın sırrı "B"esmele de, "B"esmele' nin sırrı da başında ki "B" harfindedir." Hz. Ali (k.v.)

B sırrı

Burak kimdir?

Kimin ne söylediği önemli değildir. Ne söylediği önemlidir. (Hz. Ali)

Bir çok kimse İslam hakkında ki sözlerini dinletmek için bazı söylemler de bulunurlar. Bunlardan en önemlisi "Bizim soymuz Hz. Muhammed' e dayanıyor" gibi söylemlerdir. Hal böyle olunca karşıdakine de diyecek söz kalmıyor. Fakat şunu unutmamak gerek. İlk insan, ilk nebi Hz. Adem' in iki çocuğu Kabil ile Habil de en arı nebi soyundandı. Fakat Kabil nebi soyundan olmasına rağmen kendi öz kardeşini öldürdü... "Allah dilediğini kendine seçer." Bizim kimseye birşey anlatmak gibi bir iddamız yok. Çünkü Hz. Yunus' u balığın karnına sokan da buydu. Çıkartan ise "Siz yanlızca tebli edicisiniz" di...

Sitenin bu bölümünün arka planı siyahtır, cahilliğimizi anlatır. Bir kısmı beyazdır, bi-iznihi cahilliğimizi dile getirir. Sonsuz sınırsız ilimi olan da bizde ki bir hiçtir. Akmasa da damlayan bir nebze ilimdir! duyupta aktarmaya çalıştığımız. Bir kısmı da yeşildir çünkü Muhammedidir.

Logoda ki yazılardan üstteki Allah, solda ki Hz. Muhammed (s.a.v) 'tir. Bu güne kadar dünya ya gelmiş, geçmiş ve ondan sonra da bir daha gelmeyecek en muhteşem beyindir. Sağdaki Arapça B harfidir ki Hz. Muhammed’ ten önceki nebilere göremezsiniz, bilemezsiniz denilmesine rağmen. Muhammedi olanlara gördüren, bildiren sırdır. B sırrıdır, yalnızca kişinin kendin de gizlidir! Saklanmamıştır, ayan beyan  ortadadır. Eşya onu anlatır, âlimler onu söyler…

Bu sitede yazılanları anlamak için bir isme ya da bir yere ihtiyaç yoktur. O yüzden ismimin hepsini kullanmadım.

Hararet nardadır, sacta değildir
Marifet baştadır, tacda değildir
Her ne arar isen kendinde ara 
Kudüs’te, Mekke’de hacda değildir.

(Hacı Bektaşı Veli)

İsmin Burak olmuş Ali olmuş… ne fark eder. Anlamak için isme değil altında ki manaya yönelmek gereklidir.

Her boyutun kendine has bir MECAZ'ı vardır. Burada anlatılanlarda mecaz yollu anlatımdır. Mecazda takılarak, beynimizi kilitlemeyelim. Benim anlatımımdan anlamamış olabilirsiniz. Ama bu kesinlikle İSLAM'ı yada müslümanlığı bağlamaz. Eğer tespitlerimde doğru ya da yanlışsam. Bunun faydasıda, zararıda banadır. Her iki halükarda da bana takılıp kalmayın.

İsmi Allah olana ermenin yolu nefs adeti kadardır. Bu yol (açıklamalar) sizi ismi Allah olana götürmüyorsa, daha yol yakınken (ölümü tatmadan evvel) kendi yolunuzu bulun. Başkalarının yol (düşünce) tarifinden faydalanın ama unutmayın "her an yeni bir şanda" olan sizi aynı yere çıkartmaz. Bunun için; yol tarifi (düşünce) alınca, verenle aynı yere çıkacağınızı düşünmeyin. Su gibi olun kendi yolunuzu bulun....

Buradaki yazılanlar tamamen (b)enim düşüncelerim olup. Kimseyi herhangi bir şekilde bağlamamaktadır. Herhangi bir kurum, kuruluş, topluluk, cemaat, tarikat vb. bir yere üye ya da müdavim değilim.

Bu sonuçların hepsine elimden geldiği kadar tasavvufla ilgili kitaplar okuyarak, güncel bilgileri takip ederek ve araştırarak vardım. Yayınlamış olduğum bu yazılardan ve diğerlerinden herhangi bir maddi ya da manevi çıkarım yoktur. İsteyen aslına sadık kalmak şartıyla alıp gerekli şekilde değerlendirebilir.

Eğer yazılardan birşeyler anlayamadıysanız. Bu (B)enim acizliğimdendir. Aklınızı karıştırmak, yada sizi inkar ve isyana sürüklemek gibi bir düşüncem yok. (B)en bir rüya gördüm ve sizlere anlatmaya çalışıyorum (mecazi anlatımla). Ne kadar başarılı oluyorum bilemiyorum. Haddi aşanlardan oldumsa, af edile. Kelimelere, sözlere ancak bu kadar sığıyor. Bende sizler gibi bir beşerim. Günahları olan ve af edilmeyi dileyen ve bunun için dua eden. Allahın Ekberiyeti karşısında aczini itiraf etmiş bir birimim.

NOT: Neden kaynaklarda hep Ahmed HULÛSİ? "B" sırrı ile tasavvuf ilmini günümüz insanının anyışına göre anlatmaya çalışan bir düşünür olduğu için. Malesef "B" sırrı ile anlatılMAyan yada anlanMAya çalışılmayan her İSLAM görüşü kişiyi TANRI kavramına hapsedebilir. Günümüzde "B" sırrı ile yayınlanan eser yok gibi. Eski kaynakların da anlaşılması biraz zahmetli. Bilinmeyen kelimelerin bulunması ve anlamlarının idrak edilmesi gibi olaylar tasavvufa meraklı olanları biraz caydırmaktadır... Cevizin kabuğu da serttir ama yalnız kabuğunu aşabilenler tadına varabilir... Üniversiteye gidebilmek için ilkokulu bitirmek gereklidir. Ahmet Hulusi ise günümüzde tasavvufun ilk-öğretimini yapmaya çalışmaktadır. Herkesin  anlayabileceği şekilde hitap etmektedir, yayınlarından ücret almamaktadır (fi-sebil-allah) ve herşeyden de önemlisi DÜŞÜNdürmektedir... (Kişisel düşüncemdir. Kimseyi bağlamaz.)

Sayın HULÛSİ' yi bire bir tanımamaktayım. Kendisini yazılı, sözlü ve görüntülü eselerinden tanımaktayım. Hakkında daha fazla bilgiyi http://www.ahmedhulusi.org/tr/ahmed-hulusi-kimdir adresinden alabilirsiniz.

Bura da paylaştığım yazılardan bazıları internet ortamında da paylaşılıp kaynak olarak Ahmed Hulusi verilmektedir. Yazıların tamamı bana aittir. Yazılarım da haddimi aşmışımdır!, zannıma tabi olmuşumdur!, yanlış aktardıklarım olmuştur!. Kendi hatam yüzünden başkalarını zan altında bırakmak yada kötü söz getirmek istemem. Böyle bir durum da olmaktan Allaha sığınırım. Varsa böyle kimseler kendilerinden özür dilerim. Haklarını helal etsinler. İsmi Allah olan ilimlerini daim etsin ve hazmı ile kolaylaştırsın. Amin.

Allah hepimize e'nam da bulunduklarıyla (resul ve nebi’leriyle) bir etsin. Şefaatlerini (düşünce yollu rehberliklerini) eksik etmesin. Amin.


Diğer Yazılar



Bu site Burak' ın kişisel sitesidir.
FİYSEBİLİLLAH
(KARŞILIK BEKLEMEDEN, YANLIZ İSMİ ALLAH OLAN İÇİN)
Allah hazmıyla kolaylaştırmış olsun.

iletisim @ bsirri.com